HTML İçerik

Bal Ve Polen
Datça yarımadası, gerek tüm yıl boyunca arıların rahatça yaşamasına olanak tanıyan iklim yapısı; gerekse bitki örtüsü çeşitliliği ile arıcılık açısından adeta bir cennet olarak kabul edilir.
 
Datça’da bahar hiç bitmediğinden her mevsimin yöreye özgü farklı çiçekleri vardır... Bu sebeple yerel balcılık prensipleri uygulandığında yıl boyunca farklı aromalarda ballar bulmak mümkün hale gelir. Yıl içerisinde beş-altı farklı çeşit bal üretilebilen nadir bölgelerden bir tanesi olarak öne çıkan Datça Yarımadası’nda; en çok rastlanan bal çeşidi çam balıdır. Kekik balı ise daha nadir bulunan ve kendine özgü karakteristik lezzetiyle öne çıkan lezzetli bir baldır. Ayrıca, Datça'da ilkbahar’dan başlayarak, kış başına kadar farklı bal kesimleri de yapılır.
 
Mayıs sonlarında aromasını mevsimin yoğun çiçekleri Sandal ve Karabaş otundan alan İlkbahar Çiçek Balı; Haziran sonunda ise Kekik Balı kesimi başlar. Sonbaharda  daha Çam Balı kesimi sonlanırken Keçiboynuzu (Harnup) ağaçları çiçek açar. Ardından bölgenin tipik çiçeklerinden Püren (Erica Bulgaris) tomurcuklanmaya başlar… Sonbaharın sonunda da Keçiboynuzu ve Püren balı hasat edilir. Datça’da her mevsimin, yarımadanın florasından yansıyan bir tadı vardır.
 
YEREL “ARTİZANAL” ARICILIĞI DESTEKLİYORUZ!
Günümüzde bir çok alanda olduğu gibi arıcılık da “endüstriyel” hale gelmiştir. Tek endişesi pazarlanabilir mamul miktarını arttırmak olan bir anlayışla, aslında son derece değerli bir besin olan balın değeri düşürülmüş. Arı ve arıcı da esas üretici olmalarına rağmen, bu sürecin en önemsiz parçası haline gelmiştir. Bu durum üreticinin kaliteli bir bal üretmesini anlamsız kılmakta; yerel ve doğal olmayan arıcılık sürdürülebilir olmaktan hızla çıkmaktadır. 
 
Yerelliğe önem verilmeyen “endüstriyel” arıcılık modelinde; arıların genetik yapısı karışmakta, hastalıklar yaygınlaşmakta, bazı arı türlerinin nesli tüketilmekte ve tüm bunlara bağlı olarak, arıcılığın ekosistemle olan ilişkisi hızla kopmaktadır. Gezdirilen kovan anlayışıyla, yerel arı türleri kendi ekosistemlerinden uzaklaştırıldığı için yerel bitkilerin döllenmesi de tamamlanamamaktadır. 
 
Bütün bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek, ancak merkeze doğayı, arıyı ve arıcıyı alarak; doğru üretilmiş bir bala, hak ettiği değeri vererek mümkündür. Bu da arıcıların bilinçlenerek endüstrinin işçisi olmaktan çıkıp, doğru bir iş yaptığında, karşılığını alacağını bildiği, sürdürülebilir bir model olan “artizanal” arıcılığa yönelmesi anlamına gelir.
 
Burada asıl amacımız sizleri, en doğru şekilde üretilmiş, unutamayacağınız lezzetlere sahip, yerel Datça ballarıyla tanıştırmak… Bunu yaparken de işini sürdürülebilir bir anlayışla yapan arıcıları tespit edip, onlara hak ettikleri değeri vererek, bölgede daha fazla arıcıya, sürdürülebilir arıcılık yapmaları için örnek oluşturmak ve onları motive etmek...
 
Bu her sezonda çok yüksek miktarda bal kesebileceğimiz anlamına gelmeyecek elbette. Zira arıya şeker yedirmek yerine, mahsulü arı ile paylaşan, ya da eğer o sezon, o kovanda koloninin ancak kendisine yetecek kadar bal varsa, o kovandan mahsul almamayı göze alabilen arıcılardan alabileceğimiz bal miktarı ne kadarsa, o kadar balımız olacak.Ve tabii tüm bal çeşitlerimizin analiz raporları şeffaf bir şekilde sitemiz üzerinden sizlerle paylaşılıyor olacak.
 
İşte tüm bu perspektifle, sizleri Datça’nın meşhur Kekik, Çam, İlkbahar Çiçek ve Sonbahar Çiçek ballarıyla buluşturuyoruz. Birbirinden farklı lezzetler taşıyan bu balların yanı sıra; altın rengi ve yoğun lezzetiyle öne çıkan Polenimizi de 100gr’lık kavanozlarda beğeninize sunuyoruz. Şifa olsun!