Kocamaar Çiftliği'nden Bal ve Polen 

Datça yarımadası, gerek bütün bir yıl boyunca arıların rahatça yaşamasına olanak tanıyan iklim yapısı, gerekse bitki örtüsü çeşitliliği ile arıcılık ve bal çeşitliliği açısından adeta bir cennet olarak kabul edilir.

Datça’da bahar hiç bitmediğinden her mevsimin yöreye özgü farklı çiçekleri vardır. Bu sebeple yerel arıcılık prensipleri uygulandığında yıl boyunca farklı aromalarda bulmak mümkün hale gelir. Yıl içerisinde beş veya altı farklı çeşit üretilebilen nadir bölgelerden biri olarak öne çıkan Datça Yarımadası’nda en çok rastlanan ise çam balıdır. Kekik balı ise daha nadir bulunan ve kendine özgü karakteristik lezzettir. Lavanta balı, çok kısa bir süre boyunca açan lavanta çiçeğinden elde edilir. Farklı bir aroması ve macuna yakın bir kıvamı vardır. Lavanta balı nadir bulunan bir lezzet olması sebebiyle, sevenlerine mutlaka denemesini öneriyoruz. Ayrıca, Datça'da ilkbahar’dan başlayarak, kış mevsiminin başına kadar farklı kesimler yapılır.

Mayıs sonlarında aromasını mevsimin yoğun çiçekleri Sandal ve Karabaş otundan alan İlkbahar Çiçek Balı, Haziran sonunda ise Kekik Balı kesimi başlar. Sonbaharda daha Çam Balı kesimi biterken Keçiboynuzu (Harnup) ağaçları çiçek açar. Ardından bölgenin tipik çiçeklerinden Püren (Erica Bulgaris) tomurcuklanmaya başlar. Sonbaharın sonunda da Keçiboynuzu ve Püren balı hasat edilir. Datça’da kesilen ürünlerin yarımadanın florasından yansıyan bir tadı vardır.

Ayrıca çalışkan arılarımızın ürettiği bir diğer ürünümüz ise 
Polen; aminoasit, vitamin, mineral açısından oldukça zengindir. İçeriğinin %40’ı protein %55’i karbonhidrat ve %2’si yağdan oluşmaktadır. Faydası saymakla bitmeyecek polen her yaştan insan için günlük tüketiminde hem enerji kaynağı hem de bağışıklık takviyesidir. Kansızlık ve mide ülseri gibi hastalıklarda iyileştirici etkisi olduğu klinik çalışmalarda kanıtlanmıştır.

YEREL “ARTİZANAL” ARICILIĞI DESTEKLİYORUZ!

Günümüzde birçok alanda olduğu gibi arıcılık da “endüstriyel” hale gelmiştir. Tek endişesi pazarlanabilir ürün miktarını arttırmak olan anlayışla, aslında son derece değerli bir besinin değeri düşürülmüştür. Arı ve arıcı ise esas üretici olmalarına rağmen, bu sürecin en önemsiz parçası haline gelmiştir. Bu durum üreticinin kaliteli bir bal üretmesini anlamsız kılmakta, yerel ve doğal olmayan arıcılık sürdürülebilir olmaktan hızla çıkmaktadır.  

Arıların ekosistem de yeri çok önemlidir. Arılar tüm tozlaşma süreçlerinin ve bitkilerin çoğalmasını sağlayan temel adımın başlamasını sağlayan ve bu nedenle sadece kendilerine değil yaşayan tüm canlılara hizmet eden, eşi benzeri olmayan hayvanlardır. Yerelliğe önem verilmeyen “endüstriyel” arıcılık modelinde; arıların genetik yapısı karışmakta, hastalıklar yaygınlaşmakta, bazı arı türlerinin nesli tükenmekte ve tüm bunlara bağlı olarak, arıcılığın ekosistemle olan ilişkisi hızla kopmaktadır. Gezdirilen kovan anlayışıyla, yerel arı türleri kendi ekosistemlerinden uzaklaştırıldığı için yerel bitkilerin döllenmesi de tamamlanamamaktadır.

Bütün bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek, ancak merkeze doğayı, arıyı ve arıcıyı alarak mümkündür. Bu da doğru üretilmiş bir bala, hak ettiği değeri vermek, arıcıların bilinçlenerek endüstrinin işçisi olmaktan çıkarılması, doğru bir iş yaptığında, karşılığını alacağını bilmesi ile sürdürülebilir bir model olan “artizanal” arıcılığa yönelmesi anlamına gelir.

Burada asıl amacımız sizleri, en doğru şekilde üretilmiş, unutamayacağınız lezzetlere sahip, yerel Datça ballarıyla tanıştırmaktır. Bunu yaparken de işini sürdürülebilir bir anlayışla yapan arıcıları tespit edip, onlara hak ettikleri değeri vererek, bölgede daha fazla arıcıya, sürdürülebilir arıcılık yapmaları için örnek oluşturmak ve onları motive etmeyi amaçladık.

Bu durum her sezonda çok yüksek miktarda bal kesebileceğimiz anlamına gelmeyecek elbette. Zira arıya şeker yedirmek yerine, mahsulü arı ile paylaşan arıcılar ile endüstrileşmemiş şekilde çalışmayı hedefledik. Arılar çiçeklerin açmasıyla çalışmaya başlarlar. Kış dönemi geldiğinde ise yazın çalıştıkları ve ürettikleri besinleri tüketerek ömürlerini devam ettirirler. Eğer o sezon, o kovanda koloninin ancak kendisine yetecek kadar bal veya polen varsa o kovandan mahsul almamayı göze alabilen arıcılardan alabileceğimiz miktar ne kadarsa balımız ve polenimiz de o miktarda olacak. Tabii ki tüm çeşitlerimizin analiz raporlarını şeffaf bir şekilde sitemiz üzerinden sizlerle paylaşacağız.

İşte tüm bu perspektifle, sizleri Datça’nın meşhur Kekik, Çam, Lavanta, İlkbahar Çiçek ve Sonbahar Çiçek ballarıyla buluşturuyoruz. Birbirinden farklı lezzetler taşıyan bu balların yanı sıra, altın rengi ve yoğun lezzetiyle öne çıkan polenimizi de 100 gramlık kavanozlarda beğeninize sunuyoruz. Şifa olsun!