Datça’da Şubat demek, bembeyaz badem çiçekleri demektir. Beyazlarına bürünen yarım ada belki de Türkiye’de baharın en erken geldiği yerlerden bir tanesidir. Soğuk kıştan çıkan insanoğlu, bembeyaz ışıldayan badem ağaçlarına baktıkça içi yaşama sevinciyle dolar. Badem ağaçları o kadar güzel görünür ki insana yaşadığı için şükrettirir, bu ağaçların arasında gezerken şükreder durusunuz…
Portakal, badem unu, kakao ve tarçınla hazırlanan glütensiz kek tarifi. Un ve yağ kullanmadan, yoğun aromalı ve sağlıklı bir kek deneyimi yaşayın.
Çikolata da evde yapılır mı demeyin, yapılır ve büyük bir keyifle de yenir. İşte size @doyasıyayasamakcoaching ‘in kurucusu değerli Özlem Saraç’tan mis gibi bir ev çikolatası tarifi… Afiyet olsun şimdiden…
Bugün sizlere kahvaltı sofralarımızın glütensiz ve şekersiz dönüşümünden bahsetmek istiyoruz. Biliyorsunuz kahvaltıların odak noktası hamur işleri ve bu durum glütensiz beslenen kimselerin kahvaltıdan keyif alamayacağı anlamına gelmiyor asla…
Bildiğiniz gibi uzun uğraşlar sonrasında badem sütümüzün ilk versiyonunu geçtiğimiz hafta beğenilerinize sunduk. Pek yakında hurma ile tatlandırılmış, vanilyalı versiyonunu da duyuruyor olacağız.Bazılarınız badem sütünü biliyor ve zaten tüketiyor, ama geçen haftadan beri, “badem sütü fikri kulağa çok hoş geliyor, almak istiyorum, ama badem sütüyle ne yapılır?” Sorularını çokça alıyoruz.
İlk kez Datça’nın karşısındaki Symi adasında gezinirken, bir kafenin menüsünde görüp, merak etmiştim. Geleneksel bir badem içeceği olduğunu öğrenince, de bir “badem sever” olarak, hemen denemiş ve tadına bayılmıştım. Soumada o yaz hepimizin aklında kalmış, döndüğümüzde evde yapmayı denemiş ve başarılı da olmuştuk.
Kocaman bir arazinin ortasında kurulu bir çiftlik olan Kocamaar aslında bir zeytinyağı fabrikası. Gitmek için yolunuzun düşmesini beklememeniz, bilhassa yolunuzu düşürmeniz gereken bir yer. Hele ki benim gibi zeytin sıkımını görebilecek kadar şanslıysanız, asla başka yerde duyamayacağınız o koku sizi saracaktır, mis gibi zeytin ve pirina kokusu… Aklımda zeytin avizesi ve Kocamaar ile Sömbeki’yi izliyorum. İçimden bir zeytin dalı alıp denize atmak geliyor, belki de her uğradığı yere biraz barış bırakır diye…
Kocaman bir arazinin ortasında kurulu bir çiftlik olan Kocamaar aslında bir zeytinyağı fabrikası. Gitmek için yolunuzun düşmesini beklememeniz, bilhassa yolunuzu düşürmeniz gereken bir yer. Hele ki benim gibi zeytin sıkımını görebilecek kadar şanslıysanız, asla başka yerde duyamayacağınız o koku sizi saracaktır, mis gibi zeytin ve pirina kokusu…
Aklımda zeytin avizesi ve Kocamaar ile Sömbeki’yi izliyorum. İçimden bir zeytin dalı alıp denize atmak geliyor, belki de her uğradığı yere biraz barış bırakır diye…